Aracın Frenle Durdurulması

09.06.2020
370
A+
A-
Aracın Frenle Durdurulması

Sürücülerin en çok dikkat etmesi gereken aracın frenle durdurulmasıdır. Sürücüler her türlü hava yol durumuna göre araçlarının emniyetle kaç metre mesafede duracağını bilmek zorundadır. Bu mesafeyi iyi ayarlayamayan sürücüler fren yapmakta gecikmekte ve önlenemeyecek kazalara karışmaktadır.
Sürücüler herhangi bir tehlikeyle karşılaştıklarında bu tehlikeyi görme karar verme ve tedbir alma için belli bir zaman kaybedeceklerdir. Tehlikenin görülmesiyle birlikte ayağın gaz pedalından çekilip fren pedalına basılıncaya kadar geçen süreye ‘intikal zamanı’ denir. Sürücünün intikal zamanı en fazla 0.75 saniye olmalıdır.
80 km/saat hızla giderken intikal mesafesi : 16.66 metre
90 km/saat hızla giderken intikal mesafesi : 18.75 metredir.
Ayrıca frene basıldığı andan itibaren tekerleklerin tutulması ve aracın durdurulmasına kadar geçen zamana ‘Fren Zamanı’ alınan yolda ‘Fren Mesafesi’ denir.

İntikal mesafesi + Fren Mesafesi = Duruş mesafesi

Alkol ve Sürücüler

Alkol; alındığında insan organizmasını etkileyen, davranışlarını belirsizleştiren, uyuşturan ve keyif veren bir maddedir. İradeyi ve davranış hakimiyetini olumsuz yönde etkileyen alkolün sürücüler üzerindeki olumsuz etkisi büyük olmakta ve telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurmaktadır.
Ağızdan alınan alkol, yemek borusu, mide ve ince bağırsağın yukarı kısmı yüzünü kaplayan ve “mukoza” denilen ince zardan kolayca emilerek, 15-30 dakika içinde dörtte biri kana geçer. Kana geçen alkol hızla karaciğer ve beyni etkiler. Alkol kandaki en yüksek seviyeye 20 dakikada ulaşır. Alınan alkolün % 90’i bir saat içinde kana geçer, 3 saatte ise sindirim borusunda hiç alkol kalmaz.

Alkolün trafik kazalarına yol açmasının iki temel nedeni, kullananlarda uyarıcı ve uyuşturucu etki yapmasıdır.  Alkol, korkunun azalması, kendine güvenin artması, aşırı cesaret gibi dürtüsel yapıları kuvvetlendirir. Riske girme ihtimalini artırır. Bu da sürücülerin aşırı hız ve tehlikeli manevralar yapma arzularını kamçılar. Hatalara ve kazalara neden olur. Dolayasıyla alkollü sürücüler kendi güvenlikleriyle birlikte, kara yolunu kullanan diğer sürücülerin ve yayaların güvenliğini de tehlikeye sokarlar.

Alkol, kazaların en önemli nedenleri arasında yer alan dikkatsizlik ve yorgunluğun artmasına neden olur. Kandaki alkol miktarı arttıkça kisinin denge, işitme, görme gibi beyinsel fonksiyonları zayıflar. Kas kontrolü, dikkat, intikal süresi gibi çok önemli duyu ve kontrol kabiliyetleri azalır.

Sürücü, beyinsel fonksiyonlarının zayıflaması durumunda önüne aniden bir canlı veya araç çıkması halinde alkolsüz sürücünün gösterdiği refleksi gösteremez. Bir sürücünün araç kullanırken fark ettiği ani bir tehlike anında, ayağını gaz pedalından çekip fren pedalına basıncaya kadar geçen süreye “intikal süresi” denir. Bu süre 0.88 saniye olup, 90 kilometre hızla kuru, asfalt yolda seyreden bir araç bu sürede 18.75 metre mesafe kat eder. Bu mesafe trafik kazaları açısından oldukça önemli bir mesafedir.

Bundan sonra fren mesafesi gelir. “‘Fren Mesafesi “, frene basmaya başlanıldıktan sonra araç duruncaya kadar geçen zamanda kat edilen yoldur. Bu zaman içinde ayni şartlarda, yani kuru asfalt yolda 90 kilometre hızla seyreden bir araç 53 metre yol alır. İntikal mesafesi (18.75 m) ile fren mesafesi (53 m)’nin toplamı olan (71.75 m) mesafeye “durma mesafesi ” denir.

Trafik kazalarının önlenmesine ve azaltılmasına etki eden bir çok unsur vardır. Dünya Bankası verilerine göre kara yolunun fiziki yapısındaki mühendislik hizmetleri % 31, karayolu üzerindeki kuruluş ve tesislerin güçlendirilmesi % 15, Trafik Polislerinin denetimi %12, Güvenlik etütleri %10, diğer kıstaslar (karayolu kullanıcılarını eğitimi, karayolu ve trafik mevzuatının geliştirilmesi, veri toplama ve analiz ile istatistik çalışmalarının desteklenmesinin) % 20 oranında kazaların önlenmesine etki etmektedir.

Bu unsurlardan biri de trafik polisinin trafiği denetimidir. Görüldüğü gibi dünya bankası tespitlerine göre ülkemizde trafik polisinin denetimlerinin trafik kazalarına etkisi % 12’dir. Yani trafik polisi hatasız, eksiksiz olarak denetimlerini sürdürmüş olsa bile, meydana gelebilecek 100 kazadan ancak 12’sini engelleyebilecektir.

Trafik polisinin denetimlerinin bir ayağını oluşturan alkol denetimi de trafik kazalarının en aza indirilmesi için yapılan bir tedbirdir.
Alkol ve uyuşturucu maddeler bir sürücünün aracını emniyetli bir şekilde durdurmasını engelleyen, dolayısıyla kazalara neden olan önemli bir etkendir. Alkollü araç kullananların trafik kazalarına sebebiyet verme oranı bu oran içinde önemli bir yer tutmaktadır. Öyleyse alkol denetimleri yapılmaya devam edilmelidir. Ancak alkolmetre ile denetimlerde polisin bazı noktaları gözden uzak tutmaması gerekmektedir.

Sürücülerin alkollü araç kullanıp kullanmadıkları, aşağıdaki şematik sıraya göre yapılan alkol kontrolleri sonucu tespit edilmektedir.
Trafik Polisi, alkolmetre ile alkol muayenesi yaptığı sırada sürücülere alkol alıp almadığını sormalıdır. Şayet sürücüler alkol aldığını belirtmişse, ne zaman, veya ne kadar süre önce aldığı sorulmalıdır. Sürücülerin alkolü tükettikleri süre 20 dakikadan az ise, ölçüm için 20 dakikanın dolması beklenmelidir.

Çünkü alkol alındıktan 20 dakika sonra kanda en yüksek seviyeye ulaşmaktadır. Yani alkolün en etkili olabileceği başlangıç saati 20. dakikada başlatmaktadır. Alkol alınalı 20 dakika dolmamışsa muayene sağlıklı olmayacağı gibi, 3 saat önce alkol almış bir sürücünün muayenesinde de alkol metrenin alkol tespit etmesi son derece zordur.

Bütün ülkelerde alkollü araç kullananlara karşı muhtelif tedbirler alınmakta, alkol alma yasağının başlama limitleri konulmaktadır. Ülkemizde özel araç sürücülerinin alkol alma yasağının başlama limiti 0.50 promildir. Bu oran İngiltere, Almanya, İrlanda, İspanya, İtalya Lüksemburg’da 0.80 promil, Fransa, Belçika, Avusturya, Yunanistan, Finlandiya, Norveç, Danimarka, Hollanda, Isveç gibi ülkelerde de bizdeki gibi 0.50 promil, Portekiz’de ise 0.40 promildir.

Promil, 100 mililitre kandaki alkol miktarının miligram cinsinden ifadesidir. Yani genel anlamıyla kandaki alkol miktarının ölçümünde kullanılan bir birimdir.
Kanında 0.50 promil alkol bulunan sürücünün, alkolsüz araç kullananlara göre, kaza yapma ihtimali 2 kat artmaktadır. Yani bir kadeh içki iki misli kaza yapma riskini getirmektedir. Bu oran 1.00 promil ise kaza yapma oranı 10 kat, 1.50 promilde 25 kart artmaktadır.
Bazı Avrupa ülkelerinde yasal sinir olan 80 miligram alkol alındığında kaza ihtimali dörde katlanmakta, 160 miligram alkol alındığında ise kaza ihtimali 50 kat artmaktadır. Buradan bakılınca, alkolün kazalara etkisinin büyüklüğü bir kez daha ortaya çıkmaktadır.
Ankara Üniversitesinin alkollü araç kullanan 366 sürücü üzerinde yaptığı araştırma sonunda, kanında 1.00 promil alkol bulunan sürücülerden % 70’inin çeşitli suç ve kazalara karıştığı tespit edilmiştir.

Sürücüler hangi tür içkiyi alırlarsa kanlarındaki alkol oranı ne olur

800 ml miktarındaki 2 küçük sise bira içen sürücünün kanında 0.50 promil alkol tespit edilirken, 220 ml miktarındaki 2 kadeh şarap içen sürücünün kanında da 0.50 promil alkol tespit edilmektedir. Yine 74 ml miktarındaki 1 duble viski, 1 duble rakı, 1 duble votka, 1 duble kanyak, 1 duble cin içen sürücünün kanında da 0.50 promil alkol bulunur.

“Alkol sisede durdugu gibi durmaz”.

  • 1-2 kadeh alkol alan bir sürücünün kanındaki alkol seviyesi 20-50 promil olurken bu miktar, duygularda dalgalanmalara ve görüş bozukluklarına yol açmaktadır. Araç kullanmada çoğu sürücüler ruh hallerinde degişkenlikler yaşamaktadırlar.
  • 3-4 kadeh alkol alan sürücünün kanındaki alkol seviyesi 50-80 promil olmaktadır. Bu durumda duygu ve davranışlarında abartıya kaçma, hakimiyeti yavas yavas kaybetme belirtileri görülmektedir. Otomobil kullanmaya etkisi bakımından ise, karar verme mekanizmasında yavaşlama başlamaktadır. Fren yapmama ve benzeri hatalar olmaktadır.
  • 5-6 kadeh alkol alan bir sürücünün kanındaki alkol seviyesi 80-120 promile yükselmektedir. Bu durumda duygu ve davranışlarda koordinasyon eksikliği bas göstermektedir. Kas gücü zayıflıyor gereken refleksi gösterememektedir. Fiziksel ve zihinsel koordinasyon bozukluğu ile araç kullanmada yetersizlik durumu ortaya çıkmaktadır.
  • 7-8 Kadeh alkol alan bir sürücünün kanındaki alkol seviyesi 120-200 promile çıkmaktadır. Bu oran, sürücünün duygu ve davranışlarında kendini kaybetme, sorumsuz davranışlar, aşırı mutluluk hali, ayakta durma güçlüğü gibi belirtiler göstermektedir. Algılama sıfıra düşmektedir. Sürücüler zikzaklar çizerek hatalı araç kullanmaya başlamaktadır.
  • 15-20 kadeh alkol alan sürücülerin kanındaki alkol seviyesi 200-300 promile yükselmektedir. Yani artik baska bir ifadeyle ses duvarını aşmaktadır. Bu durumda sürücülerin duygu ve davranışları bakımından ölüden farkı kalmamaktadır. Otomobil kullananlara ise mutlaka ölmüş gözüyle bakmak gerekiyor.

Peki alkollü araç kullandıkları yapılan alkol kontrolleri sonucu tespit edilen sürücüler hakkında ne gibi işlemler yapılıyor?

Alkollü araç kullandığı alkol test raporu ve trafik suç tutanağı ile belirlenen sürücüler, bulundukları yerdeki mahkemelere sevk edilmekte ve degişik cezalar uygulanmaktadır.

  • İlk defa alkollü araç kullandığı tespit edilenlerin sürücü belgelerine mahkemelerce üç (3) ay süreyle el konulmaktadır bu süre sonunda sürücü belgesi iade edilmektedir.
  • İkinci defa alkollü araç kullandığından mahkemeye sevk edilenlerin sürücü belgelerine bir (1) yil süreyle el konulmakta ve bu süre sonunda iade edilmektedir.
  • Üçüncü defa alkollü araç kullandığı tespit edilen ve mahkemeye sevk edilenlerin sürücü belgelerine bes (5) yıl süreyle el konulmaktadır. Üçüncü defa belgesine el konulanlar, bu süre sonunda Psiko-teknik değerlendirmeye tabi tutulmaktadır.

Psiko-teknik değerlendirme, bireyde, sürücülük için aranan el, ayak, göz koordinasyonu, muhakeme yeteneği, tepki hızı gibi psikolojik özelliklerin tespiti olup, bir psikiyatri muayenesi değildir.

Psiko-teknik değerlendirmeye tabi tutulan sürücülerin, değerlendirme sonuçları sürücülük için uygun ise sürücü belgesi tekrar kendisine verilmektedir. Şayet sonuçlar sürücülük için olumsuz ise kisiye sürücü belgesi bir daha verilmemektedir.

Motorlu araç kullanmayı engelleyebilecek ilaçlar

Tedavi amacı dışındaki kullanımları nedeniyle, motorlu araçlari kullanmaya sakınca oluşturabilecek ilaçlar, tedavi amacıyla kullanıldıklarında da sakınca oluştura bilmektedirler. Ankara Üniversitesi Tip Fakültesi Farmakoloji ve Klinik Farmakoloji Ana Bilim Dalınca açıklanan ve uyuşturucu özellikleri bulunan aşagıdaki ilaçlar araç kullanırken sakıncalı bulunmuştur.

Bir otomobil sabit olarak 90 km hızla gittiği zaman bir saniyede aldığı yol 25 metredir. Trafik otoriteleri ve kitaplardan okuduğumuza göre (ör: karayolları web sayfasında var ) TŞOF tanıtım filmlerinde de görmeniz mümkün, sağlıklı ve trafiğe tam konsantire olmuş, düz, kuru ve asfalt bir yolda sürücünün intikal mesafesi 0,75 saniyedir. Buda aracın 18.75 metre yol alması demektir. Ben ise sürücünün sağa, sola baktığını veya trafiğe konsantire olmadığını düşünerek 1 saniye  intikal mesafesi olduğunu düşündüm. Sürücünün daha frene basamadan aldığı yol 1 saniye düşünülürse 25 metre yol alır.

Gelelim 43 metreye ;

‘Fren Mesafesi ile ilgili çıkan bütün dokümanlarda aynı rakamlar var.

(Bilirkişilik- Kemal ÖZÜM-1994),

(Yeni Trafik ve Çevre, Motor İlkyardım Bilgisi -Nizamettin ATEŞ-1995),

(EGM Trafik Hizmetleri Başkanlığının hazırlamış olduğu trafik kazası tespit tutanağı düzenleme talimatı ),

(Trafik Araştırma Merkezi Müdürlüğü Yayınları) ve daha  hatırlayamadığım kaynaklar vardır. Eğer yok 43 metre fren mesafesi olmaz diyorsanız sizin bunu ispatlamanız gerekiyor ki şu an da tüm trafik otoriteleri 43 metreyi yazmaktadır.

Grubun yazılarını takip eden diğer arkadaşlar özellikle Trafik Araştırma Müdürlüğünde görevli arkadaşlar belki daha fazla kaynak bulabilirler.

Bir grup üyesi Ankara Hipodromda deneme yaptıklarını yazmıştı. Bu arkadaşımızda deney sonucunu yazabilir.

Fren mesafesini etki eden diğer unsurlar ise lastik, hava, yol aracın balataları kısaca periyodik bakımı da etkilidir.

İntikal mesafesi ise sürücünün yaşı, kişiliği, sürücülük tecrübesi, dinlediği müzik, sigara kullanıp kullanmadığı, yanında yolculuk eden kişinin konumu ve daha birçok nedenler vardır ama; Deneyler her zaman olumlu olanı almıştır.

EĞİMSİZ VE KURU ASFALT YOLDA ARAÇLARIN HIZLARINA GÖRE DURMA MESAFELERİ

( f=0,60 )

ARAÇ HIZI Reaksiyon Mesafesi Fren Mesafesi Durma Mesafesi Fren Zamanı
km/saat m/sn metre metre metre saniye
10 2,77 2,1 0,7 2,8 0,47
15 4,18 3,1 1,5 4,6 0,7
20 5,55 4,2 2,6 6,8 0,94
25 6,94 5,2 4,1 9,3 1,18
20 8,33 6,2 5,9 12,1 1,41
35 9,72 7,3 8 15,3 1,65
40 11,11 8,3 10,5 18,8 1,88
45 12,5 9,4 13,2 22,6 2,12
50 13,88 10,4 16,4 26,8 2,35
55 15,27 11,5 19,8 31,3 2,59
60 16,66 12,5 23,6 36,1 2,83
65 18,05 13,5 27,7 41,2 3,06
70 19,44 14,6 32,1 46,7 3,3
75 20,83 15,6 36,9 52,5 3,53
80 22,22 16,7 41,9 58,6 3,77
85 23,61 17,7 47,4 65,1 4,01
90 25 18,8 53,1 71,9 4,24
95 26,38 19,8 59,1 78,9 4,48
100 27,77 20,8 65,5 86,3 4,71
105 29,16 21,9 72,2 94,1 4,95
110 30,55 22,9 79,3 102,2 5,19
115 31,94 24 86,7 110,6 5,42
120 33,33 25 94,4 119,4 5,66

 

 

 

 

 

 

Trafik Kazaları ülkemizin adeta bir Yüz Karası haline gelmiştir. Yurt dışındaki bazı kesimlerde ülkemiz insanı ile Trafik Kazaları maalesef özdeşleşmiş bulunmaktadır. Müller deyince “GOL”, Türk deyince “KAZA” gibi.

Bu bir iftira değil, istatistikler onları haklı çıkarıyor. Çünkü bahis konusu olan hem mal, hem de “Can” dır.
Milletçe bize düşen görev, akıl yolu ile davranıp, bu kara lekeyi üzerimizden atmaktır.
Bu aslında çok ta kolaydır zira, kazalar kader değil, düşüncesiz ve sorumsuz davranışların bir sonucudur.

Yabancı uzmanlar, Trafik Kazalarının azaltılması için şu meşhur 4 E formülünün yerine getirilmesinin şart olduğunu belirtmektedirler:

  1. (E) Education. : (Eğitim)
    2. (E) Engineering : (Teknik Bakım)
    3. (E) Enforcement : (Yasal düzenleme ve denetim)
    4. (E) Emergency : (Acil Yardım)

Bu doğrulara ek olarak biz çok daha basit bir formül öneriyoruz: HAYA formülü.
Kaza ihtimalinin sıfıra indirilmesi için uyması kolay olan bu kuralına riayet yeterlidir:

  1. (H) Hatalı Sollama
  2. (A) Aşırı hızlı gitme
  3. (Y) Yakın takip yapma
  4. (A) Alkollü araç kullanma

Bu dört basit kurala uyulduğu takdirde, sizden kaynaklanan kaza yapma ihtimâlinin milyonda bir bile olmayacağını bilmek gerekmektedir

Bu konuda en büyük görev, elbette ki gençlere düşmektedir. Zira kazaya karışanlar arasında gençlerin oranı oldukça yüksektir.

Sevgili Gençler

Tekrar ediyoruz ki, insanın en kutsal değeri olan “Yaşama Hakkı”; sorumsuz insanlar tarafından trafik kazalarında yok edilmektedir. Dünyada en çok kaza olan ülkeler listesinde ise ülkemiz, hep ilk sıralarda yer almaktadır. Bu acı felâketler, can ve mal kaybının yanında, bir ömür boyu sakat ya da yetim kalanları, sönen ocakları da arkasında bırakmaktadır.

Bilindiği gibi sürücü kurslarında eğitim tam olarak verilmiyor ama hemen herkes bir şekilde imtihanı kazanıyor ve ehliyetini alabiliyor. Burada esas gaye, sadece imtihanı kazanmak değil; trafik kurallarını tam olarak öğrenmek, sürücü eğitimini de iyi almak olmalıdır. Bu konuda titizlik gösteren gençlerin sayısının arttığını görmek, ülkemizde insan kalitesi ile kültür düzeyinin yükselmekte olduğunun işaretidir.

Zira yaptığı işi sadece başarmak için çaba gösterenleri “Yönetilen Tip-Tüketici” olarak; işin öncelikle ayrıntılarını anlamaya çalışanları ise “Yönetici Tip-üretici” olarak tarif etmek gerekmektedir. Ana hedef öğrenmek olunca, kazanma şansı zaten % 100 olmaktadır. Bu sebeple ideâliniz, hem eğitime devam etmek, hem de ön sıralarda oturmaya çalışmak olsun.

Sürücü belgesinin gerçek adı “Ehliyet” olup, “işinin tam ehli, uzmanı” anlamını taşır. İnsan hayatının söz konusu olduğu bir çalışmayı ezbercilik veya kopya ile geçiştirmek isteyenler ise “iradesi zayıf, sorumluluk derecesi düşük, topluma ve çevreye problem yaratan kişiler” olarak değerlendirilir.

Direksiyonda iken asla otonuzu bir “Meydan Okuma Aracı” zannedip, kendinizi onunla ispatlamaya kalkışmayınız… buna asla tenezzül etmeyiniz. Çünkü kullandığınız arabayı tasarlayıp, üreten siz değilsiniz ki…! İnsan kendisini ancak; güreş, koşu veya boks gibi spor dallarında ispatlayabilir. Başkalarının ürettiği oto ile değil.

Kişiliği sağlam olanlar için otomobil; attan daha hızlı giden basit bir nakil vasıtasıdır. Bu kişiler onu uzay aracı olarak algılamazlar..! Otolarının markasını veya kalitesini de bir övünç nedeni saymazlar.

Otomobilin gazına küçük bir çocuk bile bassa araç hızlanır. Hız marifet değil. Biraz sonra nelerin olabileceğini erkenden sezinleyip, aklı ve zekâyı ona göre kullanarak, önceden tedbirini almaktadır marifet.

Ehliyet aldıkları halde, en basit kurallara bile uymayanlarla, aşırı hızlı ve alkollü araç kullananların, zaten kompleks sahibi, zayıf, zavallı kişiler oldukları uzmanlarca ifade edilmektedir.

Yedeği olmayan tek şey “Can“dır. Hem kendi canını, hem başkalarının canını gereksiz yere tehlikeye atanların akılları eksiktir. Yolda karşılaştığınız takdirde onlarla muhatap olmayınız.

İyi bir kültürle yetişen, sağlam karakterli gençlerimizin otomobili “Amaç Değil, Araç” olarak algıladığını görmek, eğitime önem verme ve derslere devam etme konusunda titiz davranmaya başladıklarına şahit olmak ülkemiz, gençliğimiz ve geleceğimiz adına sevindiricidir.

Özetlemek gerekirse ideâl olan; Yüce Yaradan’ın, her insana armağan ettiği akıl ve zekâyı, eğitimle kazanılan bilgiler doğrultusunda ustaca kullanabilmektir.

Unutmayınız ki, geleceğin liderleri, toplumun saygın kişileri, genç yaşında bile olgun davranması bilenler arasından çıkmaktadır.

Unutmayınız : HAYA hayat kurtarır.

Hız ve görüş mesafeleri
Saatte hız (km) Algılama mesafesi (metre) Fren Mesafesi (metre) Duruş mesafesi (metre)
20 4 3 7
30 6 6 12
40 8 11 19
50 11 16 27
60 13 23 36
70 15 32 47
80 17 42 59
90 19 53 72
100 21 65 86
120 31 94 119

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.