Yerli Motor HBO

26.12.2019
496
A+
A-
Yerli Motor HBO

22 yıllık emek ve bir Türk imzası…

Değerli motor dersi okurları; ben bu haberi internetteki haber sitelerinden ve ajanslardan kopyala yapıştır yöntemiyle sizlere sunabilirdim. Fakat otomotiv sektöründen biri olarak her ne kadar öğrenci vasfıyla değerlendirilsem de, bazı şeylerden bir süreliğine fedakarlık ederek, bu gün bu konuyu sizlere bir Habercinin gözünden ziyade bir motorcunun gözünden aktaracağım…

TÜRKİYE VE TOPLUM AÇISINDAN

Türkiye hayallerin zor ama imkansız olmadığını bir kez daha kanıtladı.

Türkiye yerli bir otomobil tesisi için böyle bir sinyal bekliyordu. Türkiye umut ediyoruz ki yerli otomobil üretimi konusunda devamı gelecek bu domino etkisini çok güzel şekilde değerlendirecek.
Umudumuz ve kamuoyu şimdilik bu yönde düşünceler içerisinde.

Peki ya toplum ? 
     
Türk toplumunda bazı kalıplaşmış ön yargılar,hatta kafalarda kurulan ön yargı mahkemeleri geçmişte yaşanan başarısızlıkları sebep göstererek bundan sonraki sürecide, geçmişin merceğinden incelemek mecburiyetini bireylere kabullendiriyordu.

Ancak ve ancak bundan sonraki süreç devlet desteğinin yanı sıra birçok kuruluşunda desteğini alarak çığ gibi büyüyerek geliyor.Bu gün tübitak bile yerli motorun üretim sürecini yakından takip ettiklerini ve  proje sürecinde yapılan testlerde yardımcı olduklarını belirtti.

Ne var ki Sayın Cumhurbaşkanı yerli motor üreticisine ‘Yapmış olduğun projeyi Fazla dillendirme’ diye uyarıda bulunarak işin ciddiyetini ve önemini gözler önüne sermektedir.Toplum için bu gelişmeler birer delildir. Bundan sonraki süreç bireylerin Ön yargı mahkemeleriyle vicdanlarına kalmıştır.  

DEVLET DESTEĞİ SERİ ÜRETİM HABERCİSİ

Biz otomobil konusunda burada motor dersi adresin de sizlere birçok yazı sunduk.Ve birçok girişimci,mucit kişilerin yerli otomobil buluşlarını gördük.Bu yazılara dikkat ederseniz hep devletin yardımcı olmadığından ve bir takım zorluklarla karşılaşıldığından söz ediliyor.

Elbette ortada bir alın teri ve emek söz konusu. Ancak söz konusu projeler çok yönlü ele alındığında Türkiye için yerli otomobil adına hiçbir değer katmamaktadır.

Bu işler devlet nezdinde yürütüldüğünden Türkiye’de geçmiş dönemlerde sürekliliği olan bir otomobil fabrikasının olmayışı sebebiyle devlet ulusal otomotiv üreticileriyle yarışmamızı imkansız buluyordu.Ve farklı bir kimlik gerekiyordu. Farklı kimlikten kastım da şudur; Uçan bir araba, elektrikli , su ile çalışan değişik bir sistemle üretim gerekiyordu.

Çünkü başka yolu yok değerli okurlar.

Siz kalkıp Volkswagen gibi Mercedes gibi firmaların kullandığı bir sistemi kullanarak pazarda söz sahibi olacağınızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Devlet bu projede şu ışığı gördü; üretilen motorun gaz emisyonu az, çevreyi kirletmeyen, benzerlerinden yüzde 36-47 arasında daha az yakıtla çalışmasının yanı sıra, Döner pernolu motor olması, 150 yıldan bu yana kullanılan benzinli motorların pabucunu dama atacağı görüşü her şeyin altüst ediyordu.Şasi tasarımı falan bu saatten sonra kurtarmaz çok farklı bir kul vardan koşmamız gerekliydi.

Düşünsenize Avrupa da bir otomobil fuarında bambaşka bir motor seçeneği sunan yerli şık bir otomobil. Bu hayal uzak değil.   

Değerli Mucit Özdamar Kimdir ?

Bunca sözün arasında çok kıymetli mucidimizi tanıtmamak büyük saygısızlık olurdu. Kendisi 1946’da Kayseri’nin Pınarbaşı İlçesi’ne bağlı Kılıçmehmet Köyü’nde doğdu. İlköğretim ve teknik liseyi ve sonra da 3 yıllık Elektrik Tekniker Okulu’nu Kayseri’de bitirdi, 1967 yılında Ankara Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi’ne girdi, 1972’de makine mühendisi oldu. Özdamar, daha sonra özel sektördeki çeşitli firmalarıa yöneticilik yaptı. Halen kurduğu otomotiv makine, elektrikli ev aletleri ve elektrik motorları alanlarında aktif olarak üretim yapan 4 şirketin Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini sürdürdüyor.

Evli ve 4 çocuk babası Hasan Basri Özdamar, 1978 yılında üretime ilk olarak mini çamaşır makineleri ile başladı.

Özdamar’ın bazı buluşları Türkiye’deki üniversitelerin teknik bölümlerinde ders konusu olarak işleniyor. Hasan Basri Özdamar’a ait buluşlardan özellikle “Döner Pernolu Motor” literatüre geçerken dünya çapında tanındı. Özdamar, konvansiyonel motorlarda silindir içinde oluşan basınçtan elde edilen gücün krank miline iletildiği klasik uygulamanın en doğru yol olmadığı düşüncesi ile 40 yılı aşkın bir zaman içerisindeki araştırmaları neticesinde bu buluşa ulaştı.

1.Nesil (Otto),  2.Nesil (Wankel),  3.Nesil (ÖZDAMAR)

Bu sıralama gerçekten beni duygulandırdı.Hakikaten yıllardır zikredilen bu kavramlar arasında türk imzası taşıyan yeni ve farklı bir sistem görmek çok güzel. Bu sistem hakkında elimizde detaylı veri olmadığı için fazlada detaya giremiyoruz; Sadece Döner pernolu bir motor olduğunu ve yakıt tasarrufu sağladığını biliyoruz. Ve sistem şuan Tek silindirli olarak geliştirilip üretildi. Bundan sonraki hedef Dizel olarak daha fazla silindirle proje kapsamını büyütmek.

Bu Saatten Sonra Mı ?

Bir ata sözümüz de şöyle der; ‘Geçti bor’un pazarı sür eşeğini Niğde ye’…
Evet haksız da değil hani. Avrupa petrolü ikinci plana bırakarak elektrik teknolojilerine yöneldi ve AR-GE işlemlerini de bunlar üzerine kurmakta.

Bizim petrole yönelik bu denli yeni çalışmalarımız fazla merakta uyandırmayabilir.Gerçekten olaylara bu açıdan bakmamızda gerekir.Avrupa bundan yıllar sonra tamamı ile elektrikli sistemlere geçtiğinde biz bu sistemle pazarda ortada kalacağız.Ancak ve ancak bu sistem bahanesiyle bir otomobil fabrikası kurabilirsek ben inanıyorum ki Biz elektrikli motor işini de fetih edebiliriz.

Çünkü bizde potansiyel bir mucitlik özelliği var. Karadeniz de diplomasız mühendisler,ve dünyada büyük firmaların üst düzeylerinde en az 1 Türk görmek mümkündür.
   
Bu sebeple bize alan verin size AR-GE sunalım.Bize Destek verin Size Hayallerinizi Sunalım…

Sözleriyle yazımı burada sonlandırıyorum.

Önceki yazılarımda Çok aşırı  Eleştiriye Maruz Kaldığım halde yine de şunu  yazımın altında belirtmekten gurur duyuyorum…

Yazan
Muhammed Yasir YAMAN

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 3 YORUM
  1. Salih Kuyucu dedi ki:

    Artık gerçeklere baksak. Biz millet olarak ne çok hayal peşinde koşuyoruz. Diğer ulusları hep 50 yıl geriden takip ediyoruz. Bu ülkeye bu zararları vereni bir bulsam çok pis laflar edeceğim. Millet uzaya 70 lerde gider biz ise hala gidemeyiz. Bir uydu attığımızda seviniriz. Millet otombili çıkartır ve üzerinden 300 yıl geçer bizim hala otomobilimiz yok. Millet Tv yi bulur bize 50 yıl sonra gelir ama başka bir ülkenin ürünü. Bizi bu hale düşürenler utansın. Biz bir büyüyemedik.

  2. CORDİX dedi ki:

    Hasan beye çalışlmalarının devamını dilerim. Kolay değil tasarım.Ben de Hasan bey gibi mucidim tasarlarım. Etrafımda ki her şeyi 3 boyutlu her parçası ile görürüm. Motorlar ile alakalı araştırmalarım aynı hedefteydi. Bir zaman gelecek motorsiklet motoru ile otomobil ve kamyonlar gidecek. Benim tasarımın da dünya da ilk defa iki piston kollu 4 silindirli ve dünyanın 40/1 sıkıştırma oranına sahip motorunu tasarlayıp çizdim. Benim için çok basit ama bazılarına bu buluşlara ömür yetmez. Maalesef bizim gibilerini Amerikada olsa el üstünde tutarlar. Türkiye de ise değerin yok kapıları aşamıyorsun. Bizler de kendimizi tatmin için yapmasakta tasarlayıp çizmeye devam ediyoruz. Yeni bir şeyler tasarlamak galiba genetiğimiz de var. Her şey vayan için. Selametle…

  3. Zafer dedi ki:

    Haksızlık etmeyelim her ne kadar Avrupa elektrikli otolara geçmeye çalışıyorsa da onlarda doğar doğmaz yürümediler.